
Bunalımsal çıkmazlardayım. Birgünüm diğerini tutmuyor. bu duygusal tutarsızlık neden bilemiyorum. Bir akşam çöküyorum, sabah doğuyorum, akşam tekrar ölüyorum fakat gündüz tekrar diriliyorum. Bu kısa hayatımı ki gerçekten ömrümün kısa olacağını düşünüyorum neden boşa harcayayımki, neden hep karmaşalar içerisinde boğulayımki. 25 yaşına geldim ama hala bi çocuk gibi hissediyorum kendimi. sorumlululardan uzak durup yalnız dünyamda kaybolmak istiyorum. sabah oluyor herşey değişiyor. ben istemeden de zaten yeterince sorumluluğum var.. yeterince boğuluyorken derin okyanuslarda neden bir çift el halen boğazımda.. böyle olmasını istemiyorum.. denizi izlemek istiyorum, içinde boğulmak değil.. genç olmama rağmen yıllanmış ellerime bakarak "bu eller beni hayata daha ne kadar bağlar" diye sormadan edemiyorum. Ağırlaşan gözlerimle ki hafiflediğini hiç görmedim, masamda duran ufak kaktüsüme bakarak "sen bile o küçücük gövdenle hayata bi şekilde adapte olmuşsun" diye içimden geçirip, gözlerimi tekrar ekrana çeviriyorum. Kendi yaşadıklarımı bile sanki 3. bir şahsın ağzından yazıyormuş gibi hissediyorum.. umarım bu günlerim en kötü günlerim olurki daha iyilerini görmek istiyorum..
arka planda Katatonia bana:
So I had a green lightdiyor.....
I was lost in city lights
Not so far from a try
This is not our last goodbye
kulaklarım onda.. yarın geriye kalan hayatımın ilk günü olacak. bu bile güzel bir başlangıç olabilir...
Hergün yeni bir başlangıçtır, sen istersen eğer!
YanıtlaSilbence senin işine yarayacak en sihirli kelime ''istiorum'' olmalı. hep tam istemekten kaçıosun...
YanıtlaSilbelkide en önemlisi istemek, gerçekten istemek
YanıtlaSilruh halin benimkine çok benzer, ben bir borderline'ım, siyah ve beyaz arasında gidip duruyorum, belki sen de???
YanıtlaSilbende öyleyim diyebilirm. benim için ortası nedense olamıyor. ya iyiym ya kötü. sabah kötü akşam iyi, 2 gün iyi, 4 gün kötü...
YanıtlaSiltek tedavisi büyümekmiş bunun, bana öyle dediler.. ben büyüyeceğim günü iple çekiyorum!
YanıtlaSil