Annesiyele bağı koparılmış halde oracıkta uzanan şu ufak çirkin varlık aslında dünyanın en tatlı varlığı. o bi annenin canı ciğeri, yüreği herşeyi. Oracıkta çırpınıp tutunacak bişeyler arayıp o anki durumundan, belki de yalnızlıktan kaynaklanan huzursuzluğunu kusuyor oraya.. O an orda onun elini tutup "ben burdayım, bana tutun" demek, onu birazda olsa sakinelştirior.. İnsanoğlu gibi hayata tutunma içgüdüsü olan başka bir varlık yok. O radyant ısıtıcının altında ısınmaya çalışırken ağzından burnundan gelen akıntıları temizlemek için kullandığım aspiratorun borusunu can havliyle burnundan çıkarmaya çalışan canlının başka ne gibi bi amacı olabilir. tamamiyle hayata tutunma refleksleri. biz istesekte istemesekte onlar doğuştan var.. o minik varlık burnuna ne soktuğumu nerden bilebilirki? ama tam erişkin bi insan gibi can havliyle boruya yapışıp çekiştirebiliyor. hergün bu tür şeylere tanıklık etmek, insan doğasına tanıklık etmek çok farklı bi duygu. onlar doğar doğmaz hayata tutunmak için programlanmışlar sanki.. bazen bi parmak. bazen sarılı olduğu örtü yada steteskopum.. çok dramatik değilmi? hele o sarılı oldukları yeşil örtüye yapışıp kendilerine doğru çekmeleri daha da güzel.. bunu yaptıkları zaman güvendeymiş gibi hemen sakinleşiyorlar.. birbirine tutunmaya çalışan ikizler daha da güzel.. yanyana yatan ikiz kardeşler birbirlerine temas edince kardeşinin bulduğu uzvuna yapışıyor.. evet.. bu güzel şeylere şahitlik etmenin mutluluğu ve güzelliği başka hiçbişeyde yok... insanoğlu garip varlık vesselam...
30 Haziran 2009
Annesiyele bağı koparılmış halde oracıkta uzanan şu ufak çirkin varlık aslında dünyanın en tatlı varlığı. o bi annenin canı ciğeri, yüreği herşeyi. Oracıkta çırpınıp tutunacak bişeyler arayıp o anki durumundan, belki de yalnızlıktan kaynaklanan huzursuzluğunu kusuyor oraya.. O an orda onun elini tutup "ben burdayım, bana tutun" demek, onu birazda olsa sakinelştirior.. İnsanoğlu gibi hayata tutunma içgüdüsü olan başka bir varlık yok. O radyant ısıtıcının altında ısınmaya çalışırken ağzından burnundan gelen akıntıları temizlemek için kullandığım aspiratorun borusunu can havliyle burnundan çıkarmaya çalışan canlının başka ne gibi bi amacı olabilir. tamamiyle hayata tutunma refleksleri. biz istesekte istemesekte onlar doğuştan var.. o minik varlık burnuna ne soktuğumu nerden bilebilirki? ama tam erişkin bi insan gibi can havliyle boruya yapışıp çekiştirebiliyor. hergün bu tür şeylere tanıklık etmek, insan doğasına tanıklık etmek çok farklı bi duygu. onlar doğar doğmaz hayata tutunmak için programlanmışlar sanki.. bazen bi parmak. bazen sarılı olduğu örtü yada steteskopum.. çok dramatik değilmi? hele o sarılı oldukları yeşil örtüye yapışıp kendilerine doğru çekmeleri daha da güzel.. bunu yaptıkları zaman güvendeymiş gibi hemen sakinleşiyorlar.. birbirine tutunmaya çalışan ikizler daha da güzel.. yanyana yatan ikiz kardeşler birbirlerine temas edince kardeşinin bulduğu uzvuna yapışıyor.. evet.. bu güzel şeylere şahitlik etmenin mutluluğu ve güzelliği başka hiçbişeyde yok... insanoğlu garip varlık vesselam...
Etiketler:
yenidoğan newborn
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
İstanbul'da olsan benide sok o ortama, bana da yaşat şu hayata tutunma hissini diyebilirdim.. küçüklükten gelen cerrah olma ve ameliyat etme isteğim :-)
YanıtlaSilişin garip yani ne biliomusun? her zaman hayata tutunacak bi parmak oluyoruz ama kendimizin tutunacağı bi parmak bulmakta çok zorlanıoruz
YanıtlaSilterzinin söküğünü dikememesi sorunu :)
YanıtlaSil:( yanlış yere yazmışım yorumumu..
YanıtlaSil