
aradan uzun zaman geçti buraya bişeyler yazmayalı. Şunu biliyorum ki yazmak için kesinlikle dolu olmam gerekiyor, yoksa buraya sırf yazmak için girdiğimde hiçbişey yazamadan çıkıyorum. Bugünlerde içimde büyük bir boşluk, olabildiğince uzanmış uzaklara, ucu bucağı yok, yetişemiyorum sonuna. Daldıkça derinleşiyor, derinleştikçe ben kayboluyorum. Özgürlüğü arıyorum bu sıralar o koca çıkmazlarımda. Sanırım bu sıralar özgürlüğü gitarımın tellerinde buldum. Onun tellerine dokunmak, ruhumun tellerine dokunmak gibi bu sıralar. her bir anlamlı nota, kalbimi sarmalayan paslı demir yığınlarını söküp atıyor. Her bir tele vuruşumda daha da özgürleşiyorum. Kanatlanıyorum. Tellere vuruşum hızlandıkça sanki kanat çırpışlarım hızlanıyor. Alıp götürüyor beni bu dünyadan, zincirlerimden koparıyor sanki. Uzun süredir böyle bir özgürlüğü tatmamıştım. Özgürlük nedir unutmuştum hatta. İnsanların hep aynı yöne gittiği bu dünyada ben farklı bi yöne gitmek istiyorum. Sırtımda gitarım, kaçmak istiyorum bu yozlaşmışlığın içinden. Önüme çıkana bi tokatta ben atmak istiyorum. Hatta yerde debelenirken bide tekme vurmak istiyorum. Ezip geçmek istiyorum bu insancıkları. Görmek istemiyorum onları yolumda.. Ben tellerime vururken, bir anda herşeyin toz olup havalanmasını istiyorum. Saf güzelliğin kalmasını istiyorum. Tüm o insancıklarla beraber yozlaşmışlığın, umursamazlığın, karanlığın kaybolup gitmesini istiyorum. Evet evet tam olarak bunu isiyorum.. Çok mu şey istiyorum acaba?